Latife Tekin

Latife Tekin
  • Doğum Tarihi 01 Ocak 1957
  • Doğum Yeri Kayseri
  • Meslek Roman ve Öykü Yazarı, Yazar

Roman ve öykü yazarı. 1957, Karacafenk köyü / Bünyan / Kayseri doğumlu. Dokuz yaşındayken ailesi ile birlikte İstanbul’a yerleşti. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul’da gördü. Beşiktaş Kız Lisesi (1974) mezunu. Kısa bir süre İstanbul Telefon Başmüdürlüğünde çalıştı (1976-77). Bu kurumdan ayrıldıktan sonra yazarlığı uğraş edinerek, çalışmalarını aynı şehirde sürdürdü.

Köyden kente gelen bir ailenin hayatını masalımsı bir anlatımla yazdığı ilk romanı Sevgili Arsız Ölüm (1983) ilgiyle karşılandı. Bu romanda, 1960’larda başlayan köyden kente göçü, gecekondu bölgelerine yerleşen insanları anlattı. Bu romanın yayımlandığı dönem, Latin Amerikalı yazarların art arda Türkçeye çevrildiği bir dönem olduğu için onda Marquez etkisi olduğu ileri sürüldü. İkinci romanı Berci Kristin Çöp Masalları; mizah tonu, anlatım ve konu açılarından ilk romanıyla benzer çizgidedir. Bu romanda yazar, Çiçektepe çöplüğünde gecekondularda yaşayan insanların doğayla ve belediyeyle mücadelelerini kara mizahla ve yalın bir dille anlattı. Gece Dersleri, 1980 öncesi devrimci bir örgüt içindeki ilişkileri ele aldı. Bu kitabın, Latife Tekin’in yazarlığında bir kırılma noktası olduğu söylendi. Yazar, sonraki kitaplarında görülecek bir dilsel çeşitliliğe ilk kez bu kitapta yer verdi. Nurdan Gürbilek’in ifadesiyle, “Bir onarımdan çok bir savaş, bir intikam kitabıdır.” Gece Dersleri. Dili soyut bir kitap olan Buzdan Kılıçlar’da kendi ifadesiyle yoksulluğun ne olduğunu anlamak ve anlatmak oldu başlıca kaygısı. Yoksul insanlardan yola çıkarak tüm insanlığa bakma ihtiyacı duydu. Bu kitapta, mizahla hüzün iç içedir.

Yazarın sorunsalı  Aşk  İşaretleri’nde dildir. “Dili, dünyayı anlamlandırmak için kullananların bunu yapamayan insanlar karşısında bir güç ve iktidar ele geçirdiklerini söylemek istiyorum.” dedi. Ormanda Ölüm Yokmuş romanı da yazarı için kopuş sayılabilecek bir romandır. Orta yaşın biraz üstünde, sevgilisi tarafından terk edilmiş bir ressamla, sevgilisi yakınlarda ölmüş bir kadının arkadaşlığı çerçevesinde, yazarlığında temel kaygı olan yazı-yazar ilişkisini çözmeyi amaçladı. Roman karakterleri, insana dair her şeyin üzerinden, ayrılığın ve ölümün verdiği duygu halleri içinde insanın, doğanın durum ve oluşlarının yeniden bir anlam, yeniden bir yoruma kavuşması, bunlarla hayatlarının yeni bir başlangıç kazanması arzusunu açığa vurdular. Yazar bu romanıyla, daha önce işlediği yazı ve yoksulluk temasından uzaklaştı. Unutma Bahçesi adlı son romanında, unutma ve hatırlama kavramları üstüne eğildi, böylece insan ilişkilerinin vahşiliği, iktidar ve güç üstüne odaklandı. Birbirlerinden rol çalan kahramanlarıyla, belleğin ve toplumsal rollerin şiddetli ağırlığını irdeleyen Latife Tekin belki de daha çok unutamamanın kitabını yazdı. İnsanlığın geçmişini unutması ve aynı felaketleri yeniden yaşamasındaki sakatlığın bu unutmayla bağını anlattı. İnsanların teker teker sergilediği davranışları toplum olarak aynı anda ve aynı şekilde sergilemediğimiz için aynı sıkıntıları, sorunları, felaketleri ve olumsuzlukları hep birlikte yeniden yaşadığımızı gösterdi.

Latife Tekin tüm eserlerinde, Murat Belge’nin ifadesiyle Şeker Ahmet Paşa’nın tabloları gibi, anlatının içinde durdu, anlatısını bu teknikle biçimledi.

Berci Kristin Çöp Masalları, Berji Kristin: Tales from the Garbage Hills adıyla John Berger tarafından kaleme alınan bir önsözle İngiltere ve Amerika’da, Ayşe Saraçgil çevirisiyle İtalya’da, Ali Semizoğlu çevirisiyle Fransa’da yayımlandı. Liberation gazetesi kitabı “Genç Türk yazar Latife Tekin’den toplumsal günlük ile destan arasında, İstanbul’daki bir gecekondunun kuruluşu: Berci Kristin Çöp Masalları” başlığı ile sundu. Kitap, Almanya, İsviçre ve Hollanda’da da satışa sunuldu. Buzdan Kılıçlar adlı romanı Alfred Depeyrat tarafından Fransızcaya çevrildi, Stock Yayınları tarafından Fransa’da yayımlandı. Atıf Yılmaz’ın yönettiği “Bir Yudum Sevgi” adlı filmin (1984) senaryosunu yazdı. Bu film 22. Antalya Film Şenliğinde Altın Portakal Ödülünü aldı, Uluslararası İstanbul Sinema Günlerinde (1986) En İyi Film seçildi. Latife Tekin ayrıca, Unutma Bahçesi ile, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti 2005 Sedat Semavi Edebiyat Ödülünü kazandı.

“Gerçekten de Sevgili Arsız Ölüm’ü incelediğimizde, zaman ve mekân, betimleme, olay örgüsü ve karakter gibi temel roman öğelerine yeni bir yaklaşım denendiğini ve bu konuda halk edebiyatından yararlanmaya çalışıldığını görürüz. (...) Sevgili Arsız Ölüm özgünlüğünü kısmen geleneksel hikâyemizin özellikleriyle, modern romanın özelliklerini kaynaştırmasına borçlu bence.” (Berna Moran)

“Lâtife Tekin, ‘Toplumcu’ ve ‘Köycü’ denilen romancılar gibi, bu göçen ve dışlanan köylülerin dertlerini, meselelerini açıkça yazmaz. Bir sosyolog gibi de ele almaz; olaylara bir doktrin açısından katılıkla baktığı da söylenemez. Vak’a ve kişilerini az çok fantez bir havaya dökerek, biraz ‘gizemli’, biraz da mizahlı ve masalımsı üslûpla kaleme alır.

“İşte Lâtife Tekin’i, ‘eski’ ve ‘güdümlü’lerden ayırarak ‘yeni’ yapan, ilgi çekici kılan bu tarz ve üslûbudur. Ne var ki, bu ‘yeniliğini’ kınayarak: ‘Niçin Orhan Kemal’ler, Bekir Yıldız’lar, Fakir Baykurt’lar gibi olmadığını’ sorgulayanlar ve ayıplayanlar da vardır. Bunlar arasında Yalçın Küçük başı çekiyor. Alev Alatlı’nın Aydın Despotizmi (1986) bu konuda okunmalıdır. Bazıları ise, Lâtife Tekin’in yenilik ve özelliklerini yok sayarak, onu Orhan Kemal’in bir ‘izleyicisi’ gibi görüp o sebeple övmüşlerdir.” (Ahmet Kabaklı)

“Bu romanıyla bir kez daha Latife Tekin, aslında yeni bir başlangıcın, yeni bir acemiliğin, yeni bir tazeliğin yazarı olduğunu hatırlatıyor. Ormanda Ölüm Yokmuş, saptamaların cenderesinden kolayca kaçabilecek bir çevikliği de taşıyor. Ne söylesem bir eksik... Kendimi kendim susturayım, en iyisi...” (Mahmut Temizyürek)

“Latife Postmodernist ya da yapısalcı olduğu için değil, çöp tepelerindeki yaşama aşina olduğu için böyle bu. Her şeyin geçici, derme çatma, yasadışı, kaypak ve tümüyle güvenceden uzak olduğu bir ortamda takma adların, öykülerin, söylentilerin, tekerlemelerin, dedikoduların, şakaların, atışmaların bir tür yuva oluşturabileceğini çok iyi biliyor. Rüzgar, toz, rüzgar. Yine de masallar, çatılardan çok daha iyi bir korunak unutuluşa karşı.” (John Berger)

ESERLERİ:

ROMAN: Sevgili Arsız Ölüm (1983), Berci Kristin Çöp Masalları (1984), Gece Dersleri (1986), Buzdan Kılıçlar (1989), Aşk İşaretleri (1995), Ormanda Ölüm Yokmuş (2001), Unutma Bahçesi (2004).

ÖYKÜ: Gümüşlük Akademisi (1997).

DEĞERLENDİRME 3.0

İçeriği Nasıl Buldunuz?

Captcha