Game of Thrones Oyuncusuna Oscar Ödülü
14 Şubat 2019
Kayseri Binboğa Dağları
14 Şubat 2019

Kayseri çevresindeki ilk yerleşim alanı şehrin 20 km kuzey doğusunda bulunan Kaniş Höyüğü olmaktadır.

M.Ö. 2800 yıllarında Hellenistik Çağa kadar önemini koruyan merkezde eski Tunç Devri Asur Ticaret Kolonileri ve Hitit Çağları’ dan kalan bir çok belge bulunmuştur.

Hititler den sonra Frig hakimiyetine geçmiş daha ziyade Kızılırmak havzasında egemen olan frigler zamanında mazaka ön plana çıkmıştır M.Ö. 676 tarihinde Anadolu’ya gelen Kimmerler’in Kaniş ve Mazaka’yı tahrip ederek Frig hakimiyetine son verdikleri belirtilmektedir.

Kaniş’in önemini kaybetmesinden sonra bölgenin kutsal dağı olarak kabul edilen Argaios Un (Erciyes) kuzey eteğindeki Mazaka ön planda olmuştur. Kimmerler’in Asur ve Lidyalılar tarafından Anadolu’dan atılmaları ile Mazaka Lidya ve Med hakimiyetine girmiş ve dünyada önemli ticaret merkezi olmuştur.

M.Ö. 590 yılında Pers Kralı Kyros’un Lidya Kralı Krisos’u yenmesi ile bütün Anadolu ile birlikte Mazaka’da Pers hakimiyetine girmiştir. İran’dan bölgeye göç eden millet kendi ülkelerine benzettikleri Argaios (Erciyes) ve çevresine yerleşim sağladılar.

Kappadokia Krallığı

M.Ö. 332 tarihinde Ariarathes ilk Kappadokia Kralı olarak bağımsızlığını göstermiştir. M.S. 17 yılına kadar 349 sene hüküm süren bu krallığın başkenti Mazaka iken Ariarathes 5 zamanında şehrin adı Eusebia olarak değişiklik görmüştür. M.Ö. 8 yılı içinde tekrar bir değişiklik yapılarak Roma İmparatoru Ceasar’ın adına izafeten CEASAREA ismi verilmiştir. O günden beri 2000 senedir Kayseri ismi ile bilinmektedir.

Roma Dönemi

M.S. 193-211 yılları arasında şehir stadyumu yapılmış ve önemli Roma şehirlerinde olduğu gibi bir çok yarışmala ev sahipliği yapmıştır. Şehir surları ise Roma İmparatoru Gordianus 3 zamanında (M.S. 241) yıllarında yaptırılmıştır. Dördüncü yüzyılın başlarında halk tamamen Hristiyanlaşmış ve Kayseri bu dinin ilmi merkezi haline getirilmiştir.

Roma İmparatorluğunun Doğu ve Batı olarak ikiye bölünmesi ile Kayseri doğuda kaldığı için Bizans Şehri olmuştur. Bizans zamanında Arap ve İran ordularının yaptığı İstanbul seferleri sırasında Kayseri defalarca işgal edilmiştir.

Kayseri’nin Türkleşmesi

Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan’ın 1071 tarihinde Malazgirt’te Bizans ordularını mağlup düşmesiyle Anadolu kapıları Türklere açıldı. Bu tarihten 15 sene sonra 1085 yıllarında Kayseri’yi Türk ve Müslüman şehri olarak bilmekteyiz. Müslüman Türklerin hakimiyetinde Kayseri’nin eski halkı olan Rum ve Ermeniler’in birer mahallede toplandıkları Çarşı Pazar ve ticarette yavaş yavaş hakimiyetlerini kaybettikleri görülmüştür.

Şehir süratle yapılan Camii Han Medrese Hamam ve Çeşmelerle kısa bir sürede tam bir İslam Şehri kimliği almıştır. Bir müddet Danişmendliler’e merkez olan Kayseri özellikle Selçuklu Sultanı Uluğ Keykubad (1. Alaeddin Keykubad) zamanında Türkiye Selçuklu Devletinin Konya ve Sivas’la beraber üç başşehrinden birisi olarak kalmıştır. Danişmendi ve Selçuklu yönetimlerinde yapılan görkemli yapıların en önemlileri olarak; Camii Kebir Güllük Camii ve Hamamı Hunat Külliyesi Şifaiye–Gıyasiye Medresesi Hacı Kılıç Külliyesi Lala Muhlisiddin Camisi Sahabiye Medresesi Kale Surları ve Yoğunburç olmuştur.

Moğol Hakimiyeti

Selçuklu ordusunun 1243 tarihinde yapılan Kösedağ Meydan Savaşı ile Moğol ordusuna yenilmesi Türk tarihinde bir dönüm noktası olmuş ve artık Anadolu’da Moğol hakimiyeti başlamıştır. Gönderdikleri Valilerle Anadoluyu denetleyen Moğollar 150 sene Kayseri ve Anadolu’nun bütün maddi ve manevi kaynaklarını sömürmüşlerdir. Moğol yağmalaması altında ezilen Selçuklu Devleti bütün gücünü kaybetmiş ve 2. Mesud’dan sonra dağılarak yerini beyliklere bırakmıştır. (1308)

Osmanlı Dönemi

Fatih Sultan Mehmet zamanında Gedik Ahmet Paşa tarafından Karamanoğulları Beyliği ne son verilerek Karaman Konya ve Kayseri Bölgeleri Osmanlı toprağına katıldı.(1474) Kayseri 1476 yılından itibaren Karaman eyaletine bağlı bir sancak merkezi oldu. 1839 tarihinde Bozok Eyaletinde 1867 tarihinde de bağımsız sancak merkezi olarak Osmanlı idari taksimatında yerini aldı.

Yakın Dönem

Cumhuriyet Döneminde 1924 yılında yapılan yeni anayasa ile vilayet oldu. En eski dönemlerinden beri ticaret merkezi olan Kayseri’de devletin öncülüğünde sanayileşme adım adım başlatıldı. Sırayla Sümerbank Dokuma Fabrikası, Tayyare Fabrikası Anatamir, Bakım Fabrikası, Askeri Dikim Evi kuruldu. 1950’den sonra Kayserili ticaretten sağladığı tasarruflarını sanayiye dönüştürmeye başladı. Bugün Kayseri ortalama büyüklükte bir ticaret ve sanayii şehridir. Güçlenen Üniversitesi ile giderek bir kültür merkezi haline gelerek eski ününü yakalama yolundadır.

Bu Yazımızı Beğendiniz mi ?

Kayseri’de Gezilecek Yerleri Görmek İstiyorsanız Tıklayınız

İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir