Kapadokya’ya Rekabet Edebilecek Bir Güzellik

Tarihi Bir Nokta ‘Kayseri Evi’
24 Nisan 2019
Kayseri’de Bir Doğa Harikası: “Çöl Gölü”
25 Nisan 2019

Kayseri civarında da kazılmış, kayaların içine meskenler, kiliseler ve korunma amaçlı yeraltı şehirleri çok fazladır. Kayseri’de yirmiden fazla yeraltı şehri bulunmaktadır. Bölgedeki kaya ve yeraltı yerleşimlerinin büyük bir kısmı mimari açıdan Kapadokya’nın diğer kısımlarıyla rekabet edebilecek güzellikte yarışıyor…

Dehlizleri, mağaraları, yeraltı şehir kalıntılarıyla Ağırnas günümüzden en az 3000 yıl öncesinden insanların oturduğu anlaşılan bir yerleşim merkezidir. Ağırnasın geçmişi ile ilgili Selçuklular dönemine ait elimizde tarihi belgeler bulunmamakta, ama Osmanlı dönemine ait 1500 yılında yapılan tahrir defterine Ağırnasın Kayseride bulunan 9 nahiyeden biri olan Koramaz nahiyesine tabi, 53 hane hristiyan (Gebran hane), 3 hane Müslüman, 2 adet değirmen, 4 adet bezirhanesi bulunan ve 18 bin akçe vergi ödeyen hem nüfus hem de ekonomik yönden oldukça büyük bir köy olarak kaydedilmiştir. Kasaba nüfusunun % 95’ini Rumlar teşkil etmektedirler. 1834 kayıtlarında Ağırnas’ta 145 hane Müslüman, 28 hane de hristiyan yer almaktadır.

1875 kayıtlarına göre Ağırnas’ta bulunan boyahanenin varlığından, çok sayıda el tezgahlarının bulunduğu ve bu geçmiş yıllarda Ağırnas’ta el tezgahlarında oldukça kaliteli ve bol miktarda kumaşın dokunup yurt dışına satıldığı bilinmektedir. El dokumacılığının dışında insanlar taş işleme, duvarcılık, nakkaşlık, boyacılık, sıvacılık gibi inşaat işçiliğini ve ustalığını oldukça benimsemişlerdir. 15 ve 16. yy. dan itibaren İstanbul, Kahire, Cezayir, Rodos, Girit, Kıbrıs, Şam, Halep, Kırım, Belgrad, Edirne gibi İmparatorluğun önemli merkezlerindeki tarihi binaların inşaatlarında bulunmuşlardır. Bu vesileyle çalıştıkları yerlerde gördükleri üstün maddi kültürel değerleri de kendi köylerine intikal ettirmişlerdir. Mutfak zenginliği ev nefaseti, giyim kuşamdaki ince zevk ve zerafet, kullanılan ev gereçlerinin zarif ve İstanbul benzeri imalattan oluşu, konuşulan şivenin Kayseri’den çok farklı oluşu ve İstanbul ağzına yakın arı, duru, güzel Türkçe oluşu sosyal yapının gelişmesine, sanat ve kültürün itibar görmesine sebep olmuştur.

Kasabaya ilk okul 1876′ da açılmıştır. 1908′ de Vali Muammer Bey ve Turanlı Yunus Bekir’in gayretleriyle Mustafa Ağırnaslı’nın yaptırmış olduğu okul bugün kütüphane olarak kullanılmaktadır.

İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir